04 02 2013

http://kitabinruhu.blogspot.com/

http://kitabinruhu.blogspot.com/ |  görsel 1

  sayfamıza beklerim kitap yorumları ve dahabi çok şey için:http://kitabinruhu.blogspot.com/     Buradaki Melekler insanlardan beslenerek onların enerjilerini alır, bu da insanlarda çarpmaya bağlı olarak kanser, kalp hastalığı, sürekli yorgunluk gibi hastalıklara sebep oluyor. İnsanlar üzerindeki diğer etki ise meleklere karşı duydukları derin sevgi. Kitapta bu durumun adı melek çarpması olarak geçiyor.   Esas kız olan Willow, zaten bir çok kızdan çok farklı. Evet kendisi yarı melek olabilir ama esas farklılık -bence- arabalardan anlıyor oluşu. Allah aşkına çevrenizde kaç tane kız arkadaşınız arabalardan ve araba tamirinden anlıyor?!    Üstelik bu tek yeteneği değil, Willow aynı zamanda bir medyum. İnsanlara dokunarak onların gelecekleri hakkında öngörülerde bulunabiliyor ve garip bir şekilde hisleri her zaman doğru çıkıyor. Bunu nasıl yaptığına dair bir fikride yok üstelik.   Bir gün okulun popüler kızı Beth ona gelip geleceğini okumasını söylüyor. Willow Beth'in eline dokunduğu anda onun yaşadıklarına tanık oluyor ve asla inanamayacağı bir şey görüyor: Bir Melek. Beth'in bir melek gördüğünü ve bu meleğin onu kötü etkilediğini, geleceğinin olumsuz olduğunu görüyor. Bunu ona da söylemeye çalışıyor ona Melekler Kilisesine katılmaması gerektiğini söylüyor, ancak Beth onu dinlemiyor ve Meleğine Willow'un söylediklerini anlatıyor. Meleklerin biraz araştıması ile Willow'un meleklerin için tehlikeli olduğu anlaşıyor ve devreye Alex giriyor.      Alex bir MK yani Melek Katili. Ailesinin ölümünden melekleri sorumlu tuttuğu için CIA'in Melek Projesinde melek avcılığı yapıyor. Son görevinde karşısına çıkan Wi... Devamı

31 01 2013

http://kitabinruhu.blogspot.com/

http://kitabinruhu.blogspot.com/ |  görsel 1

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana’nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır... Grey’in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen –çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır– Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian’ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder. Devamı

30 01 2013

ben dört numara

ben dört numara |  görsel 1

bilim kurgu sevenelere önerebileceğim en iyi filmlerden biri heycanla izliyeceğinize eminim ... Devamı

30 01 2013

satranç-roman-

satranç-roman- |  görsel 1

New Yorktan Buenos Airese giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovice, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel odasına kapatılan ve uzunca bir süreyi bu odada, tek başına ve oyalanacak hiçbir şeyi olmadan geçiren, yalnızca sorgulama için odadan çıkarılan Dr. B., bir gün rastlantıyla eline geçirdiği bir satranç kitabı sayesinde bu oyunun inceliklerini öğrenmiştir. Satranç tahtası ve taşları olmamasına rağmen, önce ekmekten yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle zihninden oynayarak kuramsal bir satranç ustası olup çıkar. Ancak bu tutkusu yüzünden sinir krizine, beyin ateşine yakalanır. Tedavi olur, arkasından da serbest bırakılır. Yirmi yıldır eline satranç taşı almamış olsa da, Dr. B., gemide satranç şampiyonuyla oynadığı oyunu inanılmaz bir biçimde kazanır. Kendini olayın heyecanına kaptırarak maçın rövanşını oynamayı isteyince şaşırtıcı bir son bekler onu. Stefan Zweigın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı kısa, ama yoğun romanı Satranç, gerilimli kurgusu, kahramanının ruhsal gelgitlerinin incelikle işlendiği dokusuyla bir solukta okunuyor Devamı

30 01 2013

Olasılıksız

Olasılıksız |  görsel 1

Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış ve 2005 yılında yayımlanmış bilim kurgu romanıdır. En iyi roman kategorisinin de aralarında olduğu çok sayıda ödül kazanmıştır. Kitap, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Özet olarak kitabın kahramanı, Pierre-Simon Laplace'in yarattığı bir teori olan Laplace'in Şeytanı haline dönüşmüştür. ****** Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?Siz hiç Lotoda büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz?Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız tam size göre bir roman.. Devamı

30 01 2013

sofie nin dünyası

sofie nin dünyası |  görsel 1

  Benzer insanların", yüzeysel bilgilerin geçerli olduğu çağımızda, "3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır" diyen Goethe'nin günübirlik insanlarından olmama yolunda ciddi bir adım. 15. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Sofie, bir gün posta kutusunda "Kimsin" yazılı bir not bulur. Bu sorudan hareketle, bütün bir felsefe tarihinde sorulmuş soruları ve cevapları, sürükleyici bir roman kurgusu içinde anlatan Jostein Gaarder, Umberto Eco'nun "Gülün Adı"nda Ortaçağ teolojisini romanlaştırma gücünü bu kitabında felsefede gösteriyor. Gaarder (1952) özellikle gençliğe yönelik kitaplarıyla tanınan Norveçli bir felsefe öğretmeni. "Sofie'nin Dünyası" yayınlandığı 1991 yılından bu yana aralarında Korece, Rusça, Japonca, Arapça gibi diller de olmak üzere kırka yakın dile çevrilmiş ve yayınlandığı her ülkede en çok satan kitap olma başarısını elde etmiştir. Basından PHILOSOPHIE'NİN DÜNYASI Jostein Gaarder'ın yazdığı "Sofie'nin Dünyası", şimdiye kadar tam 32 dile çevrildi ve Almanya'dan Kore'ye kadar tüm dünya gençlerinin başucu kitabı oldu. "Sofie'nin Dünyası"nda Philosophie'nin dünyası da var tarihi de. "Sen kimsin?" sorusuyla başlayan bu serüven romanında kim kime aşık oluyor dersiniz? (...) Devamı  (Mürşit Balabanlılar, Tempo, 1 Kasım 1995, sayı: 44) TAVŞAN VE FELSEFE Felsefe, insanlara, karanlık, karmaşık, anlaşılmaz, ürkütücü bir sonsuzluk gibi gelir, hayatın en temel sorularına cevap arayan filozofların görüşlerine, sanki bu iş onların hayatını hi... Devamı

30 01 2013

Day and Night

Devamı

30 01 2013

Geris Game AK

Devamı

30 01 2013

Zero

Devamı

30 01 2013

deve kuşu

deve kuşu |  görsel 1

Deve kuşları kafalarını kuma gömerler. Doğrusu; Asla bir deve kuşu kafasını kuma gömerken görülmemiştir   Devamı

30 01 2013

Bukelamun

Bukelamun |  görsel 1

Yanlış; Bukalemunlar ortama uyum sağlamak için renk değiştirirler.  Doğrusu; Bukalemunlar renklerini ortama uyum sağlamak için değiştirmezler. Bukalemunların rengi kendi ruh hallerine göre değişir.   Devamı

30 01 2013

Çin Seddi hakkında

Çin Seddi hakkında |  görsel 1

Çin Seddi hakkındaki yanlış bilgiler; Çinliler'in Türkler'den korunmak için yaptıkları bir yapıdır. Yekpare bir yapıdır Uzaydan görülebilen insan eliyle yapılmış tek yapıdır. Çin Seddi hakkındaki doğru bilgiler; Çin Seddi, yalnızca Türkler'den korunmak için değil, köylülerin set inşaatında çalıştırılarak ayaklanmalarının engelleneceği de düşünülmüştür. Çin Seddi deyince herkesin aklına tek bir sur gelse de, aslında Çin'in kuzeyi farklı farklı hanedanlarca inşa edilmiş pekçok farklı sur tarafından bölündü. Ejderha kuyruğu gibi kıvrılarak uzanan Çin Seddi yekpare bir değil, birçok yapıdan oluşuyor. 20. yüzyılın ilk on yılında, Batılı yazarlar ellerinde kesin hiçbir kanıt olmaksızın Çin Seddi'nin Ay'dan görülebildiğini ilan ettiler. Seddin uzunluğu da çoğu zaman abartıldı. Uzmanlar 2700 kilometre uzunluğunda olduğunu söylese de Çin'deki sınır surlarının uzunluğuna ilişkin kesin bir rakam yok, çünkü hâlâ ölçüm yapılmamış çok fazla bölüm var. Kaynak: Doğru Bildiğimiz Yanlışlar...(Teşekkür Etmeniz Yeterli) http://www.webhatti.com/genel-sohbet/611908-dogru-bildigimiz-yanlislar-tesekkur-etmeniz-yeterli.html#ixzz2JRus80Rc  whkaynak... Devamı